BOSTAN Sosyal İnovasyon Enstitüsü olarak bizler; sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik alanları kapsayan büyük dönüşümlerle ve risklerle karşı karşıya olduğumuz inancındayız. Karşı koyulamaz bu dönüşümleri doğru yönlere kanalize etmek ve yeni fırsatlar oluşturmak için yenilikçi yaklaşımlara, fikirlere ve uygulamalara olan ihtiyaç bugün hiç olmadığı kadar fazla.

Einstein’ın dediği gibi: “Yarattığımız problemleri, problemi yaratırken kullandığımız düşünce sistematiği ile çözemeyiz”.

Sosyal İnovasyon; karşımıza çıkan buhranlar, çözülmesi veya iyileştirilmesi gereken meseleler karşısında; daha etkili, verimli ve sürdürülebilir çözümler ortaya konulabilmesidir. Sosyal İnovasyon, bahse konu çözümlerin birey odaklı olmaktan ziyade toplumun geneline hizmet etmesi gerektiğine vurgu yapar.

BOSTAN Sosyal İnovasyon Enstitüsü olarak bizler bu dönüşüm karşısında yeni fikirlerin tartışılıp hayata geçirileceği ve geleceği tasarlama adına bilimsel araştırmaların yapılacağı bir platform oluşturma çabasındayız.

Dr. Seyithan Ahmet Ateş

Eş-Direktör

Çünkü; teknolojik ilerlemeler, yapılan bilimsel araştırmalar ve buluşlar, global riskler, nüfus hareketleri ve yoğunluğu, mevcut ekonomik sistemlerin sürdürülemez oluşu, ortaya çıkan çevresel riskler; eğitim sistemlerinden ekonomik sistemlere ve uygulamalara, devlet kurumlarının yapılandırılmasından bireyin demokratik süreçlerdeki rolüne kadar mevcut tüm alanlarda dönüşümün gerekli hatta kaçınılamaz olduğunu, bahse konu dönüşümün ise teknik anlamda yapılan inovasyonlara ek olarak, sosyal boyutu da içine alacak şekilde, insani ve toplumsal gelişimi hedefleyen yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.

Mikro kredi sistemleri ve paylaşım ekonomisi (sharing economy) gibi Yeni Ekonomi uygulamaları, Vikipedia, TEDx ve tüm derslere erişilebilen açık üniversiteler gibi yenilikçi eğitim uygulamaları, sosyal katkıyı temel alan sosyal girişimler, akıllı şehir konseptini hayata geçirmek için geliştirilen sosyal içerikli uygulamalar, sosyal gelişime katkı sunan cep telefonu uygulamaları; yaratıcı yardımlaşma ve imece sistemleri, inovatif yardım toplama sistemleri, bahse konu sosyal inovasyon örneklerinden sadece birkaçını oluşturuyor.

Anılan sosyal inovatif yaklaşımları ve çözümleri gerekli kılan birçok faktör bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır;


Toplumsal Kapasitenin Geliştirilmesi

Kendi problemlerine kendi çözümlerini bulabilen bir toplum için sosyal kapasite ve yetkinlik artırımı gerekmektedir. Devletin veya yerel yönetimlerin sosyal yaşamın kalitesini yükseltmek için ellerinde bulunan araçlar sınırlıdır. Bu araçların ve imkanların daha etkin kullanılması, yaşam kalitesini yükseltmek isteyen insanların, önerecekleri yaratıcı çözümlerle mümkündür. Bu çözüm önerilerinin ortaya konulacağı, farklı çözüm ortaklarının bir araya geleceği, fikirlerin tartışılacağı ve analiz edileceği bir platform kurulması, toplumsal kapasitenin artırılması için önem arz etmektedir. Farklı ülkelerdeki inovatif uygulamaların replike edilmesi, çoğu zaman beklenen etkiyi göstermemekte, zira her yörenin ve toplumun kendi dinamikleri, sorunları çözebilecek veya yaşam şartlarını iyileştirecek farklı enstrümanları bulunabilir. Bu kaynakların ve imkanların mobilize hale getirilmesi, diğer bir ifade ile sosyal inovasyon olanaklarının yaratılması için başlangıçta gerekli olabilecek katalizörlerlere ihtiyaç vardır. Enstitümüzdeki İleri Dönüşüm Atölyesi’nin bu ihtiyaca cevap vermesi planlanmaktadır.

Sosyo-Ekolojik Dönüşüm

Sosyo-ekolojik dönüşüm, insanın çevre ile olan ilişkisindeki dönüşümü ifade etmektedir. Türkiye gibi gelişmekte olan birçok ülkede şehirleşme, doğal kaynakların aşırı kullanımı, küresel iklim değişikliği, tarım toplumundan sanayi toplumuna hızlı dönüşüm, tüketici davranışlarındaki değişimler, eğitim seviyesinin ve bilincin artması, iletişim kanallarının yaygınlaşması gibi sebepler sosyo-ekolojik dönüşümün temel dinamiklerini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, artan dünya nüfusu ve tüketimin doğada yaptığı tahribatlar da bu konuda yapılan araştırmalar sayesinde kesin bir şekilde ortaya konulmaya başlanmıştır. Sosyo-ekolojik dönüşüm, birçok alanda dönüşümü de beraberinde getirecektir. Buradaki temel sorun, bu değişim sürecinin temel dinamiklerinin anlaşılması ve yönünün tayin edilmesi, bununla birlikte de bu süreci kolaylaştıracak katalizörlerin ortaya koyulmasıdır. “Sosyal Yenilikçilik” kavramı, işte bu dönüşümün gereksinimi olan, yenilikçi sosyal çözümleri ve katalizörleri içermektedir.

Yeşil Büyüme, mevcut paradigmaların bir alternatifi olup yakın zamanda bazı gelişmiş ülkeler tarafından benimsenen, insan ve çevre unsurlarının kalkınma hedeflerinde ve planlamalarında temel olarak ele alındığı bir modeldir. Yeşil Büyüme konseptinin gerçekleşmesi, sadece bu alanda bazı yasal çerçevelerin geliştirilmesine bağlı değildir. Bu konseptin kök salması, toplumsal yaşayış biçimlerinin ve toplumsal algının da dönüşümünü gerektirmektedir. Enstitü olarak, ülkedeki ekonomik sektörlerin doğal kaynakları daha az kullanan ve çevreye saygılı sektörlere evrilmesi, şehirlerin ve yaşam alanlarının insan ve çevre dostu alanlara dönüşümü, tüketici alışkanlıklarının değişmesi, girişimcilik faaliyetlerinin konvansiyonel girişimcilikten “Sosyal Girişimcilik” faaliyetlerine dönüşümü alanlarında yenilikçi fikirler üretmeyi hedeflemekteyiz.

Alternatif Kalkınmanın Gerekliliği- Yeşil Büyüme

Farklılaşan Kalkınma Hedefleri

Bilindiği üzere, bölgesel ve uluslararası kalkınma tartışmalarının ana temasını son zamanlarda insani kalkınma (human development) ve sosyal gelişim (social development) konuları almaktadır. Beyond GDP olarak da adlandırılan bu tartışmaların temel çıkış noktası, Gayri Safi Milli Hasıla’daki (GSMH) büyümenin tek başına yeterli olmadığı, bu büyümenin çevresel ve sosyal alanları da kapsaması gerektiği hususudur. Kalkınma-insan-çevre üçgenindeki dengenin kapsayıcı ve sürdürülebilir bir büyümeyi beraberinde getireceğine ve böylece toplumsal refahı sağlayacağına (well-being) inanılmaktadır.

Demokratik Çıtanın Yükseltilmesi

Gelişmiş birçok ülkede, sosyal inovatif yaklaşımların demokratik süreçlere dâhil edilmesisuretiyle demokrasinin içselleştirilmesi ve yaygınlaşması sağlanmaktadır. Ülkemizdeki demokratik çıtanın ve katılımın da; geliştirilebilecek yenilikçi araçlar ve uygulamalar neticesinde daha yukarılara taşınması, şeffaflığın artırılması, bireysel hak ve özgürlük alanlarının korunması ve denetimi mümkün olabilecektir.

Küresel Isınma ve Etkileri

Küresel ısınma, etkileri birçok alanda görülen ve önlem alınmaması durumunda yıkıcı sonuçları olabilecek global bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede, küresel ısınmaya neden olabilecek etmenlerin tespiti, yeni yaşam biçimlerinin ve ortamlarının geliştirilmesi için çalışmalar yapılması, küresel ısınma tehdidine karşı bölgesel kapasitelerin ve imkânların ortaya çıkarılması, tüm bu konularda gelecek perspektiflerinin araştırılması gerekmektedir. Planlanan enstitü, bahse konu alanlarda araştırma ve uygulama çalışmalarının yapılmasını amaçlamaktadır.

seyithan.yeni.jpg

Seyithan

Hayalperest. Bir türlü uslanmayan, küçükken koltukların şimdi ise dağların tepesinde dolaşan bir gezgin... Kalkınmada sosyal inovasyonun önemini ortaya koymaya çalışan bir akademisyen. Viyana Ekonomi Üniversitesi ve Viyana Teknoloji Üniversitesi’nde okudu, “Sosyal ve Ekonomi Bilimleri” alanında doktora dereceleri ile mezun oldu. Öğrencilik yıllarında; kıdemli(!) cenaze firması elemanı, sinema oyuncusu, yatırım danışmanı, taksici, organizatör, maske pazarlamacısı, dernek yöneticisi ve daha hatırlayamadığı birbiriyle bağlantılı(!) birçok alanda çalıştı. Slovakya’da TEC Consulting firmasını kurdu. Yine o yılların birinde Kaddafi’nin davetlisi olarak Libya ve Moritanya’ya gitti. 2008 yılında ise Türkiye tarafından Birleşmiş Milletler Gençlik Temsilcisi olarak seçildi ve Türkiye’yi New York’taki BM genel kurulunda temsil etti. Doktora eğitimi sırasında Viyana’da bulunan Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Ajansı’nda (UNIDO) araştırmacı olarak görev aldı. Sonunda toprak çekti ve Türkiye’ye döndü. Biraz soluklandıktan sonra Harvard Üniversitesi'ne gitti. 2017 yılı itibariyle Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdürmektedir.

  

muradiye.enyeni.jpg

Muradiye

Samsun'un yemyeşil ve küçücük bir kasabasında doğdu. İlk defa 11 yaşında iken "şehir" ile tanıştı. İlkokulu köyde, ortaokulu ve liseyi Samsun'da okuduktan sonra kendini bir anda Viyana'nın göbeğinde buldu. Ekonomi alanında lisans ve yüksek lisans derecelerini Viyana Ekonomi Üniversitesi'nden aldığında elinde diplomayla birlikte iki yaşında bir kız çocuğu bulunuyordu. Fakat bu durum kendisinin "birçok işi bir arada yapabilme,empati, zaman yönetimi, takım çalışması" vb. yeteneklerini geliştirmesini sağladı. Ancak halen gelişeMEyen tarafları yok değil: boyu, sabrı, isim hafızası ve direksiyon fobisi...İngilizce ve Almanca bilen Muradiye, hem ulusal hem de uluslararası iş hayatında çeşitli tecrübeler edindi. 2016-2017 eğitim döneminde Harvard Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu. Kısa bir süre önce Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Politika bölümünden "Sosyal İnavasyon" konulu tezi ile doktora derecesini aldı. 

asuman.yeni.jpg
 

asuman

İstanbul Saint Benoit Fransız Lisesi ve Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu, Türk Demokrasi Vakfı Projeler Koordinatörü, Deneyimsel Eğitim Merkezi Derneği Eğitmen Kurulu Üyesi, Selçukya Eğitim ve Danışmanlığın Genel Koordinatörü.Son 10 yıldır özellikle 81 ilde Siyaset, Sivil Toplum ve Gençlik Eğitimlerini yürüterek gençlerin, kadınların demokratik katılımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Kadın ve Gençlik Çalışmaları ile ilgili yayınları bulunmaktadır. Mali Yardım Programlarına Yönelik Proje Yönetimi konusunda 15 yıllık deneyime sahiptir.